Bilimsellik açısından Tasarım ve Evrim

Aşağıdaki yazıda kodoman nickli arkadaşın ortaya koyduğu “Akıllı Tasarım: Yaratılışın Bilime Sızma Teşebbüsü” adlı makaledeki hataları kaynaklara dayanarak elimden geldiğince göstermeye çalışacağım.

1. Ulusal Bilimsel Akademisi’nin 1999 basımlı “Bilim ve Yaratılışçılık” kitabının 25. sayfasında şöyle deniyor: “zeki tasarım bilim değildir, çünkü bilimsel metotlarla test edilemiyor” (1).

Akademiye ait olan (Kodoman ve arkadaşı Davinci’nin de otomatik olarak kabul ettiği) bu iddia ciddi bir çelişki barındırmaktadır. Bilindiği gibi Kenneth Miller ve Russel Dolittle ID’ı çürütme maksatlı bilimsel savları ortaya koydular ve onları savundular. Kodoman ve Davinci birer evrim yanlısı olarak bu bilim adamlarının ortaya koyduklarını kabul ediyor ve tabi ki onları delil olarak kullanıyorlar.

Fakat Ulusal Bilimler Akademisi’nin yanıldığı nokta şu: “her iki durum da aynı anda geçerli olamaz“! Bir kimse “zeki tasarımın hem yanlışlanamaz (ya da test edilemez) olduğunu” hem de “onun aleyhinde kanıtların bulunduğunu” söyleyemez (2).

O “ya yanlışlanamazdır ve deneysel suçlamanın ötesindedir” ya da “gözlemlerimiz temelinde eleştirilebilir ve test edilebilir” özelliğe sahiptir. Yani bilimseldir.

2. Bir diğer husus da şu; “canlı bir şey tasarlanmamışsa evrilmiştir”. Tasarlanmadığını kanıtlamanın yolu, evrildiklerini kanıtlamaktır. Bir şeyin evrildiğini kanıtlamak evrimin lehinde ve tasarımın aleyhinde kanıtların bulunduğu anlamına gelir.

Öte yandan canlıların doğal yollarla evrildiğinin kanıtlanması canlıların tasarlandıkları iddiasını otomatik olarak yanlışlayacaktır. Zaten evrim kuramı, tasarımın yanlış olması durumunda doğru olacağından dolayı tasarım bilimseldir. Buradan da onun ampirik (deneysel ve gözleme dayalı) yani bilimsel olduğu “basit bir akıl yürütmeyle” anlaşılabilir. Sonuç olarak Evrim Teorisi’nin değili tasarımdır.

3. Yine mezkûr makalede Kodoman ve Davinci’nin %100 katıldığı şekliyle “Bilim yapabilmeniz için, bir şeyi hem doğruluyabiliyor, hem de yanlışlayabiliyor olmanız gerekir. Ancak A.T. bunu yerine getirememektedir” deniyor.

Her iki teoriyi de masaya yatıralım ve ikisini de kendi savları ile test edip UBA’ne göre bilimsel bir kıstas olan “yanlışlanabilirlik ilkesi”ni karşılayıp karşılayamadıklarına bakalım.

“Doğrulanabilirlik” konusuna girmeye gerek görmüyorum, çünkü bir olay üzerine yaptığınız tüm makul açıklamalar teorik olarak argümanı doğrulayabilir, tasarım da evrim de bu konuda “benim dediğim doğru” deme lüksüne sahiptir, zaten bu salt doğrulamanın sonu gelmeyeceğinden dolayı “falsification” ortaya atılmıştır, yani UBA bu konuda da ciddi bir hata yapmaktadır. Koskoca akademi hata yapar mı? Tabi ki yapar, hem de hayret edilecek düzeyde.

TASARIM ve EVRİM FALSIFICATION’A İZİN VERİYOR MU?

Teorileri inceleyelim ve yanlışlanmaya izin verip vermediklerine bakalım. Bunun için de “Evrim Kuram’ına göre evrilebileceği” iddia edilen ve doğal olarak evrilmiş olması gereken Bakteri Kamçısı’nı ele alalım.

-Tasarım teorisi, zekâ içermeyen bir sürecin bakteri kamçısını “üreteMEyeceğini” iddia eder (Behe).

-Evrim teorisi ise, zekâ içermeyen bir sürecin bakteri kamçısını “üretebileceğini” iddia eder (K. Miller).

İnceleyelim;

Tasarım yanlışlanabilir mi? Evet. Çünkü tasarımı yanlışlamak için zekâ içermeyen bir sürecin kamçıyı (veya benzer herhangi bir sistemi) üretebildiğini yani onun evrildiğini göstermek yeterlidir.

Peki, Evrim Teorisi yanlışlanabilir mi? Hayır. Çünkü evrim teorisini yanlışlamak için kamçının (veya benzer herhangi bir sistemin) potansiyel olarak sonsuz sayıdaki zekâ içermeyen muhtemel süreçlerden herhangi biriyle oluşamayacağını göstermek gerekir ki, bunu yapmak pratik olarak imkânsızdır. Bunu tüm evrilmiş canlılar için de uygulayabilirsiniz.

Sonuca gelelim; UBA’ne göre yanlışlanamayan ne oluyordu? Bilimdışı! Yani bilimsel değil. Sonuç olarak UBA’ne göre evrim kuramı bilimsel değildir. Bilimsel değil diye Evrim Kuramı yanlış mıdır? Hayır, sadece bilimsel değildir ve doğruluğun ölçüsü kati surette bilimsel olmaktan geçmez. Amacımız “Evrim Kuramı bilimsel koşulları karşılamaktadır, ama tasarım karşılayamamaktadır” diyenlerin yanlış düşündüklerini göstermektir.

Kaynaklar :

1. National Academy of Sciences, Sicence and Creationism: A View from the National Academy of Sciences – 1999

2. Michael Behe, Science and Evidence for Design in the Universe (Proceedings of the Wethersfield Institute) – 1999

Yayınlandı: Kategorilenmemiş on Ağustos 16, 2007 at 9:52 am Yorum Yapın